31 Mart 2013 Pazar



ırak
akşam
bir bahar getirdi
bir ayva çiçeği
bir çam yeşili
ve derin bir nefes getirdi.

dedim ki,
seyrine daldığımız filmler boyunca
dizinde nasıl uyurdum
topladığımız çiçekler kadar
nasıl değerdik toprağa
dudağını büktüğün vakitler
nasıl kapı zillerini çalıp kaçardık
sonra soğuk bir bira içerdik
nasıl sokulurdun boynuma
bu kadar uzakta olmasaydın.

Tuzaklarla dolu gülmeseydin...









19 Mart 2013 Salı














Eyvah
ben sana bir son yazacak olsam
geri kalan her şeyin başlangıcı olursun.
duvarları kodese tıkarlar
heykeller baş aşağı
ihtilal kokar sokaklar!
yasal bir dille
yasa dışı eylem eder çocuklar.
otel odasında ölü bulunur mazeret
otel odasında ölü, bulunur.
kıskıvrak yakalanır ellerimiz
birazdan bulurlar gözlerimizi
çok devlet bir astsubay belirir sol yanımızda
çocuklar telaşlanırlar
korku tutar köşe başlarını
şüphe götürür cesaret
ve nefesim esir eder meydanları.


























Memleket
gülmüyor,
çiçek açıyor memleket.
oldum olası
tohumda.
biraz ha desen tomurcukta
hani olmaz ya
oldu desek,
çiçek açıyor.

ne çare?
bahar olmuyor memleket.
gülmüyor.


























Tuzak-1
gece geçiyorum
gözlerinden
kimseler olmuyor.

oturuveriyorum
baktığın yere
ve rüzgar
alkış tutuyor bana
yaprak yaprak.



7 Mart 2013 Perşembe



Mezarlık
Şehrin gecelerini
Gerdanlık yapmış
Boynuna asmış kadın.

31 Ocak 2013 Perşembe
















anlatamıyordum
hiç
uçurum çiçeği
görmemiş birisine
korkuyu anlatamazsın.

piç
demir parmaklık
sevmemiş birisine
özgürlüğü yaşatamazsın.

hiç
kefen beyazı
sezmemiş birisine
ölümü ağlatamazsın.

piç
soğuk ranza
yatmamış birisine
uykuyu uyutamazsın.

hiç
nar kırmızısı
tatmamış birisine
lezzeti bölemezsin.

piç
boş kağıt
yazmamış birisine
resimleri çizemezsin.





6 Ocak 2013 Pazar

















1977
Sedir üstünde
Bağdaş kurmuş bir bıyıklı
Soba kıpkırmızı
Öyle kırmızı ki sıcaktan
İçi görülüyor.
Bir elinde kazın nar gibi budu
Bir elinde rakının son demi
Şapır şapır ağzı.
Çocuklar
Boy sırasına göre dizi olmuşlar
Bekliyorlar çocuklar.
Son lokmasını da yesin hazret
Kemiklerde dilinin dişinin uzanmadığı varsa
Uzansın diye minik elleri.

Sonra dünya
Öküzün boynuzlarında
Ve tersi ne mümkündür ki
Düz bir tahta parçası.
Öyle anlaşılıyor ki çocuklar
Karşı kavaklıkta bitiyor dünya
Ötesine yürümedi
Çarıkların yaraladığı ayaklarınız.