11 Eylül 2013 Çarşamba



Hasretten
Zaman ilaç değil yaradır.
Bembeyaz bir gül açıyorken,cennet habercisi yüzünde.

Uzakta hiç bilmediğim bir yerde,her gün başlayıp bitiyor bir kadın.
Gözlerini açıyor,kör hançerler saplanıyor göğsüme tarifsiz bir hızda.
Uykuya dalıyor,duyamaz göremez hissedemez oluyor,cellat oluyor kadın.
Gülüyormuş öyle söylüyor bazen, aklım hep sende diyorum,yüzünün uçurumlarında.

Zaman eğilip bükülüyor,
Geçip gitmiyor,
Yarayı kanatıyor,
Ve
Kemiklerimizi kırıyor hasret.


Sonra
Şili Ulusal Satdyumu'nda Victor Jara
Kırılan parmaklarına inat gitara uzanıyor.
Vuruyorlar onu.
Götürüp bir kenara atıyorlar.
Benim gibi hasretten değil,
Göğsünü delip geçen mermilerden ölüyor yoldaş Jara.







14 Temmuz 2013 Pazar

Ali İsmail Korkmaz
elimden tut
yoksa öleceğim
karnımda bir buz torbası var
ayaklarım uyuşuyor bu aralar
sokakları ateşe veriyor çocuklar
gece vakti vuruluyor aydınlık çocuklar
bulutları hizaya çekiyor rüzgar
bulut beyaz gök mavi mavide bir isyan var

elimden tut sevgili
yoksa öleceğim
bu tozlu yollar
elleri ihanetten görünmeyen yüzler
o yüzler ki aynalara sövmeyi öğretirler
öyle kötü
öyle hesaplı
öyle cahil
beni dirhem dirhem yiyorlar
etim değil içim parçalanıyor
kocaman dağlara kafa tutuyor gözlerim
ölmesin çocuklar
ya da biz de ölelim onlarla
olmaz mı sevgili?

elimden tut
yoksa öleceğim
baharı bekliyoruz.
ben de küçüğüm daha
sobalar kalksın
ısıtmayan yorganlar kaldırılsın
anadan üryan yatalım yine de terleyelim diye
tekrar o yorganları özleyelim diye
baharı bekliyoruz.
bahar nazlı bir rüzgar
esti esecek
ve bahar ölen bir çocuğun özleyeceği en güzel mevsimdir.






4 Temmuz 2013 Perşembe

Su


Hasretin
Susamak olsa
Tuna,
Nehrini
İçsem
Kanmam.

Öfke

bu
ellerimizi kesen hasret
kırık dolu geçmişten mi emanet

bu
kan içinde yaraya merhamet
tuzun eksikliğinden mi hayret.

17 Haziran 2013 Pazartesi


El Emeği Göz Nuru
Değil mi ki
Çiğnenmiş
İnancın en seçkini

Değil mi ki
Yoksullar
Mutluluktan habersiz

Değil mi ki
Ayak altında
İnsanlığın onuru
Ezilmiş
Hor görülmüş
El emeği göz nuru

Değil mi ki
Korkulan
Dili bağlı sanatın

Değil mi ki
Çılgınlık
Sahip çıkmış düzene

Değil mi ki
Kötüler
Kadı olmuş yemene
Doğruya doğru derken
Eğriye çıkmış adın

William Shakespeare


15 Haziran 2013 Cumartesi


Tasvir
demir kapıdan bir karanlık giriyor içeri
güneş
başka bir sahil kasabasını uyandırmaya gidiyor.
akşamın üstüne siyah bir tül çekerek.

sokak başından bir adam geçiyor
karanlıkta beli belirsiz
sigarasının dumanı.

pencerede duruyor fesleğen kokulu bir kız
adam bundan habersiz.

limon çamı kokuyor umutlar
keyifler ne yerinde
ne de isyan edebiliyorlar.

bu yerin insanları yersiz üzülüp
yersiz gülüyorlar.

ufak tefek tarlada
emeğinin hesabında ufak tefek bir adam
eli belinde boylu boyunca bakıyor tarlaya.

büyüyen çocuklar aşkına
bire bin ver diyor
üç beş yetmeyecek.

hayatını yazsa destan olur
konuşup rüsva ediyor kendini
iki salkım kadehin başında bir başka adam.

konuştukça umutlanıyor
yarının yeni bir gün olacağına dair.

perde ucundan izliyor yolu
gözleri mercan
saçları belinde bir kadın.

mutlu bir çift ışık görünecek birazdan
kadının güneşten aydınlık yüzünde.




5 Haziran 2013 Çarşamba

Terslik
seni
bana yazan
beni
buraya
seni
oraya
ikimizi
hasrete,

hasreti
gökyüzüne
yazmış.