21 Eylül 2013 Cumartesi
18 Eylül 2013 Çarşamba

Çocuk
izler
siyah kağıt üzerine karakalem.
kadehler
çok sevilmeyen bir ressamın yan duran şapkası.
yüzler
mevsimin ilk yağmuru.
ali'yi dövdüler anne.
uyudu ali.
uyanmadı sonra.
sesler
sabaha karşı yumruklanan kapı.
eller
çizgi kahramanın yenildiği tuzak.
uzaklar
son nefesi yenidoğanın.
ali'ye vurdular anne.
uyudu ali.
uyanmadı fakat.
''Ali İsmail Korkmaz'a''
15 Eylül 2013 Pazar
11 Eylül 2013 Çarşamba
Hasretten
Zaman ilaç değil yaradır.
Bembeyaz bir gül açıyorken,cennet habercisi yüzünde.
Uzakta hiç bilmediğim bir yerde,her gün başlayıp bitiyor bir kadın.
Gözlerini açıyor,kör hançerler saplanıyor göğsüme tarifsiz bir hızda.
Uykuya dalıyor,duyamaz göremez hissedemez oluyor,cellat oluyor kadın.
Gülüyormuş öyle söylüyor bazen, aklım hep sende diyorum,yüzünün uçurumlarında.
Zaman eğilip bükülüyor,
Geçip gitmiyor,
Yarayı kanatıyor,
Ve
Kemiklerimizi kırıyor hasret.
Sonra
Şili Ulusal Satdyumu'nda Victor Jara
Kırılan parmaklarına inat gitara uzanıyor.
Vuruyorlar onu.
Götürüp bir kenara atıyorlar.
Benim gibi hasretten değil,
Göğsünü delip geçen mermilerden ölüyor yoldaş Jara.
14 Temmuz 2013 Pazar
Ali İsmail Korkmaz
elimden tut
yoksa öleceğim
karnımda bir buz torbası var
ayaklarım uyuşuyor bu aralar
sokakları ateşe veriyor çocuklar
gece vakti vuruluyor aydınlık çocuklar
bulutları hizaya çekiyor rüzgar
bulut beyaz gök mavi mavide bir isyan var
elimden tut sevgili
yoksa öleceğim
bu tozlu yollar
elleri ihanetten görünmeyen yüzler
o yüzler ki aynalara sövmeyi öğretirler
öyle kötü
öyle hesaplı
öyle cahil
beni dirhem dirhem yiyorlar
etim değil içim parçalanıyor
kocaman dağlara kafa tutuyor gözlerim
ölmesin çocuklar
ya da biz de ölelim onlarla
olmaz mı sevgili?
elimden tut
yoksa öleceğim
baharı bekliyoruz.
ben de küçüğüm daha
sobalar kalksın
ısıtmayan yorganlar kaldırılsın
anadan üryan yatalım yine de terleyelim diye
tekrar o yorganları özleyelim diye
baharı bekliyoruz.
bahar nazlı bir rüzgar
esti esecek
ve bahar ölen bir çocuğun özleyeceği en güzel mevsimdir.
elimden tut
yoksa öleceğim
karnımda bir buz torbası var
ayaklarım uyuşuyor bu aralar
sokakları ateşe veriyor çocuklar
gece vakti vuruluyor aydınlık çocuklar
bulutları hizaya çekiyor rüzgar
bulut beyaz gök mavi mavide bir isyan var
elimden tut sevgili
yoksa öleceğim
bu tozlu yollar
elleri ihanetten görünmeyen yüzler
o yüzler ki aynalara sövmeyi öğretirler
öyle kötü
öyle hesaplı
öyle cahil
beni dirhem dirhem yiyorlar
etim değil içim parçalanıyor
kocaman dağlara kafa tutuyor gözlerim
ölmesin çocuklar
ya da biz de ölelim onlarla
olmaz mı sevgili?
elimden tut
yoksa öleceğim
baharı bekliyoruz.
ben de küçüğüm daha
sobalar kalksın
ısıtmayan yorganlar kaldırılsın
anadan üryan yatalım yine de terleyelim diye
tekrar o yorganları özleyelim diye
baharı bekliyoruz.
bahar nazlı bir rüzgar
esti esecek
ve bahar ölen bir çocuğun özleyeceği en güzel mevsimdir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)