8 Mayıs 2013 Çarşamba
Atlas
Ne kadar koşarsam
O kadar endişe doluyor
Adını söyleyemediğim ne bileyim ne şehrinin otel odaları.
Ben onun gözüyle dudağının arasına koşuyorum
Rüzgarlara söve söve
Güneş üstüne alınıp batıyor erkenden.
Saklandığı yerden çıksın diye
Tatlı dilden anlamayan ayrılığımız
Yataklarımızda kıvrılıp uyumasın diye
Elim
Ellerim
Dünyayı itekliyoruz
Her gece düşlerimde.
Daha hızlı dönsün diye
Saçlarının uzayışını seyredemeyeyim diye
Yavaş dönen dünyayı.
Aklım aldığı kadarıyla,
Gördüğüm kadarın saydığım kadarını ölçtüğüm kadarıyla,
Diyorum ki
Dünya ben koşamıyorum artık,
Çok özledim koşamıyorum.
Sen az ilerden sola dön
Orada bekliyor seni ela renkli gözyaşları bir fenanın.
Dünya dar geliyor bu yol izahına
Az ileriden geri dönüp bakıyor bana
''Burada gözyaşı yok zat-ı biçare''
Peki
Ne var?
''Yaş-ıvar ela gözlü bir fena rengin.''
Düşüyorum sonra.
Ben koştukça
Düşüyorum.
Ben düştükçe
O üşüyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder