Gitme
giderken bıraktığın bakışa vuran aydınlık
bilsen ne kadar neşterdi.
4 Ocak 2014 Cumartesi
12 Kasım 2013 Salı
7 Kasım 2013 Perşembe
Ağlama
tahta köprüden geçiyorlar
yürüyüşleri allı morlu
koluna giriyor biri diğerinin
fısıldıyor
yere eğilerek gülüyorlar
gülüşlerine değiyor büyük sıcaklık
yüzlerinin ağaçlı vadilerinde
ten rengi ovalarında gölgeler belirip kayboluyor
toprağa ayak basıyorlar
seviyor sevmiyor çiçeğini görüyorlar
yüzlerinin keskin coğrafyasında
kainatın en masum gökkuşağı açıyor.
21 Eylül 2013 Cumartesi
18 Eylül 2013 Çarşamba

Çocuk
izler
siyah kağıt üzerine karakalem.
kadehler
çok sevilmeyen bir ressamın yan duran şapkası.
yüzler
mevsimin ilk yağmuru.
ali'yi dövdüler anne.
uyudu ali.
uyanmadı sonra.
sesler
sabaha karşı yumruklanan kapı.
eller
çizgi kahramanın yenildiği tuzak.
uzaklar
son nefesi yenidoğanın.
ali'ye vurdular anne.
uyudu ali.
uyanmadı fakat.
''Ali İsmail Korkmaz'a''
15 Eylül 2013 Pazar
11 Eylül 2013 Çarşamba
Hasretten
Zaman ilaç değil yaradır.
Bembeyaz bir gül açıyorken,cennet habercisi yüzünde.
Uzakta hiç bilmediğim bir yerde,her gün başlayıp bitiyor bir kadın.
Gözlerini açıyor,kör hançerler saplanıyor göğsüme tarifsiz bir hızda.
Uykuya dalıyor,duyamaz göremez hissedemez oluyor,cellat oluyor kadın.
Gülüyormuş öyle söylüyor bazen, aklım hep sende diyorum,yüzünün uçurumlarında.
Zaman eğilip bükülüyor,
Geçip gitmiyor,
Yarayı kanatıyor,
Ve
Kemiklerimizi kırıyor hasret.
Sonra
Şili Ulusal Satdyumu'nda Victor Jara
Kırılan parmaklarına inat gitara uzanıyor.
Vuruyorlar onu.
Götürüp bir kenara atıyorlar.
Benim gibi hasretten değil,
Göğsünü delip geçen mermilerden ölüyor yoldaş Jara.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)