13 Nisan 2014 Pazar

düşler ülkesi

ellerin
gözlerime
değdi değeli
viraneyim.

bir akşam serinliği isterim
ulu bir ağaç olmasa da olur
iki dallı bir vişne ağacının altında
tahta bir sandalyede
ayaklarım çıplak toprak sıcak
yüzümü mavilere kaldırıp
güneşin göz kapaklarımdan sızma çabasını düşlerim,
ve elimi dizine koyduğumu
güneşe, serinliğe
mavilere ve toprağa
değer gibi değdiğimi sana.

yaprakları dinlerim
toprakla ayaklarımın dansını
tahta sandalyenin kurtlarını
uzaklarda sevdiğini arayan bir kumru kuşunu duyarım
düşlerimin içine düşerim
sonra
sesin susturur her şeyi
sadece iki kalbin ağır aksak atışı kalır geriye.

gözlerin
sözlerime değdi değeli,
deliyim, divaneyim.



26 Ocak 2014 Pazar

Ellerimiz

elleri karanfilden mürekkep
denize dokunuyorlar
karanfil mavi oluyor
karanfil kokuyor deniz.






9 Ocak 2014 Perşembe


İyi Adam
umut dolu olan ne varsa
geleceğe ait gelmesi beklenen

ne varsa aşka ve hayata ait
kuşandığımız 
bizi kuşatan.

süregelen çığlıkları gölgeleyen ne varsa
kutsal bir özlemi özleten

ne varsa dostluğa ve ihanete ait
kör bir bıçak
durmadan kanatan.

kış güneşinin batışına ait ne varsa
varlığı yokluğu yok eden

ne varsa sana bana yakışan
usta bir şair
sureya'yı ağlatan.

''Sureya Cemal'e''







4 Ocak 2014 Cumartesi

İstek
anne
beni yeniden doğur
ama bu defa
kır çiçeklerinin bezediği bir dağ yamacı olayım,
kötü ve karanlık nedir bilmeyen çocukların
ayakları altında
ezileyim.

Sadakat
rüzgarları aldın koynuna da beni almadın
beni rüzgarlarla aldatan masumiyetine
bin selam.


Bulut
yapraklanıp çiçeklenip soluyor bulutlar
bir şey anlatıyorlar
dillerini bilmiyoruz.

sevda çiçekleri derliyorum sana
sevda sözcüğünün yasak olduğu topraklarda
sözcüğün toprak koktuğu ölümler istiyorum
ve mutlak aşığım.
ve bembeyaz bir bulutum.







Gitme
giderken bıraktığın bakışa vuran aydınlık
bilsen ne kadar neşterdi.